Salı, 24 Mayıs 2016 16:50

Hasar Tespitinde Dijital Dönem Başlıyor

Öğeyi Oyla
(1 Oyla)
Sigorta şirketleri ve servisler arasında hasar tespit süreçleri son zamanlarda değişiyor. Değişimi tetikleyen kırılma noktası 28 Ağustos 2015 tarihinde yayınlanan Ekspertiz Ücret Tarifesine ilişkin genelge oldu. Genelgeye göre eksper ücretlerine taban fiyat uygulaması getirildi ve bunu takiben hasar dosyalarının ortalama ekspertiz maliyeteri yüzde yüze yakın artış gösterdi. Bu artışın sektöre getirdiği yük 100 milyon TL’yi aştı. Ancak sigortacılar gelen maliyet artışını poliçe satış fiyatlarına yansıtamadı. Hal böyle olunca anlaşmalı servisler ile sigortacılar arasında yeni bir dönem başladı.
Yeni dönemde sigortacılar hasar maliyetlerini belirlemek için eksper kullanımını azaltarak servislerle direkt olarak çalışmaya başladı. Süreç değişimi ani olarak vuku bulduğundan aslında her iki tarafta hazırlıksız yakalandı bu değişime. Önceleri servisler yeterli personeli ayırmakta zorlandı ve dolayısıyla servis tarafında hasarı takip eden uzmanların yükü arttı. Yükü kaldıramayan hasar uzmanları hasar tespitlerini olduğundan daha yüksek seviyede gösterip dosyalara eksper atanmasını sağlamaya gayret ettiler. Bu tür yaklaşımlar sigortacıların muallak hasar rezerv yükünü arttırarak dönemsel kârlılıklarını negatif etkiledi.
Ancak zaman içerisinde sistem oturmaya başladı.
Bu satırları yazarken Barcelona’da düzenlenen Ibis 2016 Zirvesi’nde İsveç’te oto hasar dosyaların sadece %5’ine eksper atandığını öğrendim. Yine zirvede kısa süre önce düzenlenen OYDER Kongresi’nin ana teması olan dijitalleşme üzerine birçok konuşmanın yapıldığına şahit oldum. Google’nin yaptığı sunumda araç satın alanların %87’sinin internet kullandığı, yeni araç satınalma sürecinin 2014 yılında 8,6 hafta iken bugün sürecin 5,3 haftaya düştüğü ve satınalma sürecinde 900 adedin üzerinde dijital etkileşimin yapıldığı ifade edildi. Ayrıca küresel olarak otomobil konulu aramaların %43’ünün mobil cihazlardan yapıldığı vurgulandı. Önemli bir diğer husus da araç satın almak için müşterileri 2005 yılında 5 bayi ziyareti yaparken bu sayının günümüzde 1,6’ya düşmüş olduğuydu.
Bütün bu verilerden görüldüğü üzere kişiler dolayısıyla da süreçler dijitalleşiyor.
Peki bunun hasar uygulamalarına yansıması nasıl oluyor?
Hasar süreçlerinde kullanılan eksper oranının Türkiyede’de düştüğünü öncelikle hatırlatmak isterim. 2014 yılından bu yana eksper atanan dosya sayısı %8 nispetinde düşerek tüm hasarların %57’sine geriledi. Yani hali hazırda yüz hasar dosyanın 57’sine eksper atanıyor. Ancak bu sayı düşmeye devam edecek gibi görünüyor. Bu durumda sigorta şirketi ile servisler arasında aynı lisanı konuşmaya yardımcı olacak hasar tespit uygulamalarının (Audatex, DAT, GT Motive, Otoanaliz ASK,vb) kullanımı artacak gibi gözüküyor.
Bir süreden beri piyasada kendine yer arayan hasar tespit uygulamaları çeşitli nedenlerden ötürü sigortacılar tarafından kabul görmüyordu. Bu nedenlerin başında söz konusu uygulamalar ile yapılan tespitlerin piyasadaki reel fiyatların min %15 üzerinde maliyet çıkarmasıydı. Ancak o dönemlerde fiyatların uygulamaların parametreleriyle ayarlanabileceği gözden kaçırıldı. Hal böyle olunca bazı sigorta şirketleri ilk adımlarını ürkek de olsa attı. Bu uygulamaları süreçlerine entegre etmeye ve uygulamaları kullanabilmesi için hasar incelemecilerine eğitimler vermeye başladı.
Kısaca Türkiye sigorta ve otomotiv sektörleri hasarlarının tespiti için farklı bir döneme girdi.
Bu yeni dönemde en kritik konu karşılıklı güven ve anlayışın tesis edilmesi olacak gibi. Ödeyen ve hizmeti veren asgari müşterekte mutabık kaldığında öncelikle süreç kısalacak. Sürecin kısalması ilk etapta araç sahibinin aracına en kısa sürede kavuşmasını sağlayacak. Ancak avantajlar bunun da ötesine geçecek; anahtar al-ver süresi yani tamir ve sigorta işlemleri kısalınca servisin verimliliği artacak, parça tedariğini kısa sürede yapacak, dolayısıyla hem servisin hem de distribütörün yedek parça çevrim hızı artacak, iş erken bitince ödeme daha kısa sürede tahsil edilecek. Dolayısıyla hem servisin hem de distribütörün yatırım getirisi artacak. Benzer durum sigortacı için de geçerli olacak. Süreç kısalınca sigortacının muallak hasar rezervleri düşecek. Ayrıca ikame araç kullanımı daha sınırlı olacak ve operasyon gideri azalacak. Kısaca bu uygulamanın maliyetlere pozitif katkısı olacak. Eksperler bu işte kaybediyormuş gibi gelebilir ilk bakışta. Ama aslında onlar da kazanacak. Zira eksperler deneyim ve tecrübe gerektiren onarımlara bakıyor olacak. Gün içerisinde daha az sayıda onarım için tespiti yapacak olmalarına rağmen alacakları birim ücret artacak, maliyetleri düşecek dolayısıyla kârları artacak.
Görüldüğü gibi yeni dönemde herkes kazanacak.
Ama bunun önemli bir ön şartı var.
Herkesin kazanabilmesi için herkesin üzerine düşeni yapması yani kendini yeni süreçlere hazırlaması gerekiyor. Bunun için bir an evvel konunun masaya yatırılarak yeni süreçlerin, servis ve sigorta şirketi temsilcileri tarafından birlikte tasarlanması büyük önem taşıyor.
Okunma 1675 defa

Yorum Ekle

Arama

Ayhan Dayoğlu’nun “Potansiyelini Kullan / Servis Yöneticisinin Başarı Rehberi” isimli kitabı OYDER (Otomotiv Yetkili Satıcılar Derneği) tarafından yayınlandı.

Potansiyelini Kullan Yayınlandı

Son Eklenen Video

Son Haberler